www.ebruli.fforum.biz

Yazmak için yaşamak gerekmez,an gelir sadece yüreğe dokunur, o da yeter …
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yapMisafir Defteri
Dalgaları Aşmak
tıklayınız
Kardeşini Seç
tıklayınız
En son konular
» Yağmur Yağmasaydı ...
Cuma Ekim 02, 2009 11:50 am tarafından Ebruli

» BeşiktAşk
Cuma Eyl. 25, 2009 3:06 pm tarafından aysem

» Söylediler ve öldüler ..
Cuma Eyl. 25, 2009 3:03 pm tarafından aysem

» Duz Mantik
Cuma Eyl. 25, 2009 2:59 pm tarafından aysem

» Ben hüzünlerle sevdim şiirleri
Perş. Ağus. 20, 2009 8:38 pm tarafından Ebruli

» ---OYUN---
Paz Ağus. 16, 2009 11:19 pm tarafından elinin_koru

» Sisyphos Söylencesi
Cuma Ağus. 14, 2009 10:57 am tarafından Ebruli

» Pencere ...
Çarş. Ağus. 12, 2009 12:56 pm tarafından Ebruli

» KALBİM UNUT BU ŞİİRİ
C.tesi Ağus. 08, 2009 12:16 pm tarafından Ebruli

Haberler
Günlük burcunuz
Günlük Burç
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Istatistikler
Toplam 31 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: asre

Kullanıcılarımız toplam 333 mesaj attılar bunda 171 konu
En iyi yollayıcılar
Ebruli
 
aysem
 
billycan
 
guyana
 
wisewise
 
elinin_koru
 
Nomad
 
ercan-ergen
 
ReBeLLa
 
alicee
 

Paylaş | 
 

 Nazım Hikmet Ran

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ebruli
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 181
başarı sistemi : 2
Kayıt tarihi : 24/04/09

MesajKonu: Nazım Hikmet Ran   Perş. Nis. 30, 2009 11:32 am

Nazım Hikmet Ran 'ın Biyografisi
15 Ocak 1902'de Selanik'te doğdu. Heybeliada Bahriye Mektebi'ni bitirdi. Hamidiye Kruvazörü'nde güverte subayı iken, sağlık nedeniyle askerlikten ayrıldı, bu arada ilk şiirlerini yayımladı.

1921 başlarında Kurtuluş Savaşı'na katılmak için Anadolu'ya geçti, Bolu'da öğretmen olarak görevlendirildi.

Daha sonra Batum üzerinden Moskova'ya giderek Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'ne (KUTV) yazıldı. Burada siyasal bilimler ve iktisat okudu.






1924'te yurda döndü. Aydınlık Gazetesinde yayınlanan yazı ve şiirleri yüzünden on beş yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği'ne gitti.

1928 Af Kanunu'ndan yararlanıp tekrar yurda döndü. Resimli Ay dergisinde çalışmaya başladı.

1932'de yeniden dört yıl hapse mahkûm olduysa da, bu kez Onuncu Yıl Affı'ndan yararlandı. Gazetecilik yaptı, film stüdyolarında çalıştı.

1938'de orduyu ve donanmayı isyana teşvik ettiği iddiasıyla 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yattı. 1950'de özgürlüğüne kavuştuysa da sürekli olarak izlenmekten kurtulamadı; kitaplarını yayınlatma, oyunlarını oynatma olanağı bulamadı. Askere alınması kararlaştırılınca Romanya üzerinden tekrar Moskova'ya gitti.

1951'de T.C. yurttaşlığından çıkarıldı.

3 Haziran 1963'te bir kalp krizi sonucu yaşama veda etti. Moskova'da Novodeviçye Mezarlığı'nda toprağa verildi.




Otobiyografi



1902'de doğdum
doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşında Halep'te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova komünist üniversite öğrenciliği
kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu
ve on dördümden beri şairlik ederim
kimi insanlar otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin

hapislerde de yattım büyük otellerde de
açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir

otuzumda asılmamı istediler
kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini
verdiler de
otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu
elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prag'dan Havana'ya

Lenin'i görmedim nöbetini tuttum tabutunun başında 924'te
961'de ziyaret ettim anıt kabri kitaplarıdır

partimden koparmağa yeltendiler beni
sökmedi
yıkılan putların altında da ezilmedim

951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün
52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü

sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım
şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile
aldattım kadınlarımı
konuşmadım arkasından dostlarımın

içtim ama akşamcı olmadım
hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana

başkasının hesabına utandım yalan söyledim
yalan söyledim başkasını üzmemek için
ama durup dururken de yalan söyledim

bindim tirene uçağa otomobile
çoğunluk binemiyor
operaya gittim
çoğunluk gidemiyor adını bile duymamış operanın
çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21'den beri
camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye
ama kahve falına baktırdığım oldu

yazılarım otuz kırk dilde basılır
Türkiye'mde Türkçemle yasak

kansere yakalanmadım daha
yakalanmam de şart değil
başbakan fakan olacağım da yok
meraklısı da değilim bu işin
bir de harbe girmedim
sığınaklara da inmedim gece yarıları
yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında
ama sevdalandım altmışıma yakın
sözün kısası yoldaşlar
bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da
insanca yaşadım diyebilirim
ve daha ne kadar yaşarım
başımdan neler geçer daha
kim bilir

(11.9.'61 - Doğu Berlin)



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ebruli.fforum.biz
 
Nazım Hikmet Ran
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
www.ebruli.fforum.biz :: Edebiyat ve Biz :: Sevdiğimiz Şairler-
Buraya geçin: