www.ebruli.fforum.biz

Yazmak için yaşamak gerekmez,an gelir sadece yüreğe dokunur, o da yeter …
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yapMisafir Defteri
Dalgaları Aşmak
tıklayınız
Kardeşini Seç
tıklayınız
En son konular
» Yağmur Yağmasaydı ...
Cuma Ekim 02, 2009 11:50 am tarafından Ebruli

» BeşiktAşk
Cuma Eyl. 25, 2009 3:06 pm tarafından aysem

» Söylediler ve öldüler ..
Cuma Eyl. 25, 2009 3:03 pm tarafından aysem

» Duz Mantik
Cuma Eyl. 25, 2009 2:59 pm tarafından aysem

» Ben hüzünlerle sevdim şiirleri
Perş. Ağus. 20, 2009 8:38 pm tarafından Ebruli

» ---OYUN---
Paz Ağus. 16, 2009 11:19 pm tarafından elinin_koru

» Sisyphos Söylencesi
Cuma Ağus. 14, 2009 10:57 am tarafından Ebruli

» Pencere ...
Çarş. Ağus. 12, 2009 12:56 pm tarafından Ebruli

» KALBİM UNUT BU ŞİİRİ
C.tesi Ağus. 08, 2009 12:16 pm tarafından Ebruli

Haberler
Günlük burcunuz
Günlük Burç
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Istatistikler
Toplam 31 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: asre

Kullanıcılarımız toplam 333 mesaj attılar bunda 171 konu
En iyi yollayıcılar
Ebruli
 
aysem
 
billycan
 
guyana
 
wisewise
 
elinin_koru
 
Nomad
 
ercan-ergen
 
ReBeLLa
 
alicee
 

Paylaş | 
 

 TUŞLAR, DÜĞMELER, GÜVERCİNLER

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ebruli
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 181
başarı sistemi : 2
Kayıt tarihi : 24/04/09

MesajKonu: TUŞLAR, DÜĞMELER, GÜVERCİNLER   Cuma Mayıs 01, 2009 11:51 pm

"Acaba diyorum, biz mi onları, yoksa hayatlarımızı bu denli kuşatmış düğmeler ve tuşlar mı bizi yönetiyorlar? Düğmeler ve tuşlar mı insan zekâsının oyuncakları, yoksa insanlar mı kendi ürettikleri bu cihazların tutsakları?Acaba insanlar mı TV’leri uzaktan kumanda ediyor, yoksa TV’ler mi yığınları uzaktan kumanda edip manipüle ederek birer serseme çeviriyor?Acaba yapraklar mı terk ediyor ağaçlarını, yoksa ağaçlar mı yapraklarını?"

YILMAZ ODABAŞI

Gündelik hayatımızda tuşlarla, düğmelerle ne çok ilişki kuruyoruz; acaba tuşlarla, düğmelerle olduğu kadar insanlarla da aynı yoğunlukta iletişimimiz var mı?
Bunu düşünerek dışarı çıktım... Bu arada tuşlar ve düğmelerle kendi ilişkimi de beş saatliğine izlemeye aldım...
Arabamın kapı kilidinin düğmesine basıp, kapıyı açarak oturdum.Dışarıda sağanak vardı; sileceklerin düğmesini çevirip açtım. Yolda telefonum çaldı ve bir tuşa basarak konuştum. Bir bankamatik kabininin önünde park edip, bankamatiğin tuşlarına basarak para çektim. Yeniden arabaya binip teybin düğmesini açtım. Sonra torpidonun düğmesini açıp bir kaset aldım ve alışveriş yapıp eve döndüm.
TV uzaktan kumandasının tuşlarına basarak haberleri izlemek üzere açtım; haberleri kaçırmıştım; kumandanın tuşuna basıp televizyonu kapattım.Müzik setinin düğmesine basıp açtım; bir CD koydum ve düğmesine basıp aradığım şarkıyı buldum.Sonra bilgisayarın düğmesine basıp açtım; tuşlara basarak bu yazıyı yaz- maya koyuldum. Odanın ışığını söndürüp, masa lambasının düğmesini açtım.
Bir ara kalkıp ocağın düğmesini açarak kahve suyu koydum. Ev telefonum çaldı, faks sinyali istediler ve sinyal için faksın düğmesine bastım.Oturdum ve ilk kez arayan bir okurumun “bir mesaj” ricasını telefon tuşlarına basarak yazılı bir mesajla yanıtladım. Çalışırken zili bir daha çalmasın diye, tuşlarına dokunarak telefonu yönlendirip kapattım.
Çalışırken zamanın nasıl akıp geçtiğini bilmem... Uyumadan önce yazıcının düğmesine basıp, belki bu yazımın çıktısını aldıktan sonra, kombinin düğmesine basarak duş alacağım. Ama bunları yapmadan önce, kendi kendime bu gece hep, “Düğmelere dokunduğumuz kadar insanlara dokunuyor muyuz?” diye soracağım. Madem ki halt edip bu konuyu kendime bugünün gündemi yaptım, tabii ki sora cağım!(Neyse ki şimdilik ütünün, elektrik süpürgesinin düğmeleriyle işim yok, ampullerin düğmeleriyle, araç farlarının, saatimin, akvaryum ısıtıcısının düğmeleriyle vb. ile hiç değilse –şimdilik- işim yok...)
Kendimi izlemeye aldığım beş saatlik sürede düğmeler ve tuşlarla ahvalim böyleydi; bu sürede bir tek insanın elini bile sıkmamış, bir tek canlıya dokunmamıştım. Bunu fark edince, çaresiz kalkıp çalışma odamda bir çiçeğin yaprağına dokundum(!)
Kaldı ki ben bir kent merkezine on km. uzakta, bir köyde yaşıyordum; buna rağmen tuşlar, düşmeler böyle kuşatmıştı beni de…Sonra kentleri ve dünyayı düşündüm. Şimdi dedim, şimdi: Dünyada milyonlarca insan çamaşır ve bulaşık makinelerinin, saç kurutma makinelerinin düğmeleriyle haşır neşirdir... Şu an dünyada milyonlarca el asansör düğmelerine, milyonlarca el makinelerin düğmelerine dokunuyor, meşrubatlar bile düğmeli kabinelerden içiliyordur.Şimdi yüzbinlerce el elektrikli tıraş makinelerinin düğmelerine, on binlerce el hastanelerin laboratuvar cihazlarının, röntgen, endoskopi cihazlarının, milyonlarca el klima düğmelerinin, on binlerce el matbaa makinelerinin, onbinlercesi de mutfak robotlarının düğmelerine dokunuyordur.
Ajanslarda binlerce el, tuşlarla sonraki sabahın gündemini derlerken, masmavi sularda yatlar ve feribotlar, gökyüzünde uçaklar, jetler düğmelerin iradesiyle yol alıyordur.
Bu soruyu hep kendime mi soracağım; size de soruyorum:
Düğmelere, tuşlara dokunduğunuz kadar insanlara dokunuyor musunuz?Ama uyarmalıyım ki, hemen sokağa çıkıp rastladığınız ilk insana dokunmaya kalkmayın; yanlış anlaşılmamanız için belki bu yazımın bütününü onlara okumanız gerekecek tir; ancak buna zamanınızın kalacağını pek sanmıyorum
Acaba diyorum, biz mi onları, yoksa hayatlarımızı bu denli kuşatmış düğmeler ve tuşlar mı bizi yönetiyorlar? Düğmeler ve tuşlar mı insan zekâsının oyuncakları, yoksa insanlar mı kendi ürettikleri bu cihazların tutsakları?


Yılmaz Odabaşı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ebruli.fforum.biz
 
TUŞLAR, DÜĞMELER, GÜVERCİNLER
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Tomakinler - Kolbasti

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
www.ebruli.fforum.biz :: Edebiyat ve Biz :: Denemeler-
Buraya geçin: