www.ebruli.fforum.biz

Yazmak için yaşamak gerekmez,an gelir sadece yüreğe dokunur, o da yeter …
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yapMisafir Defteri
Dalgaları Aşmak
tıklayınız
Kardeşini Seç
tıklayınız
En son konular
» Yağmur Yağmasaydı ...
Cuma Ekim 02, 2009 11:50 am tarafından Ebruli

» BeşiktAşk
Cuma Eyl. 25, 2009 3:06 pm tarafından aysem

» Söylediler ve öldüler ..
Cuma Eyl. 25, 2009 3:03 pm tarafından aysem

» Duz Mantik
Cuma Eyl. 25, 2009 2:59 pm tarafından aysem

» Ben hüzünlerle sevdim şiirleri
Perş. Ağus. 20, 2009 8:38 pm tarafından Ebruli

» ---OYUN---
Paz Ağus. 16, 2009 11:19 pm tarafından elinin_koru

» Sisyphos Söylencesi
Cuma Ağus. 14, 2009 10:57 am tarafından Ebruli

» Pencere ...
Çarş. Ağus. 12, 2009 12:56 pm tarafından Ebruli

» KALBİM UNUT BU ŞİİRİ
C.tesi Ağus. 08, 2009 12:16 pm tarafından Ebruli

Haberler
Günlük burcunuz
Günlük Burç
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Istatistikler
Toplam 31 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: asre

Kullanıcılarımız toplam 333 mesaj attılar bunda 171 konu
En iyi yollayıcılar
Ebruli
 
aysem
 
billycan
 
guyana
 
wisewise
 
elinin_koru
 
Nomad
 
ercan-ergen
 
ReBeLLa
 
alicee
 

Paylaş | 
 

 Şehir kimi sever?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ebruli
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 181
başarı sistemi : 2
Kayıt tarihi : 24/04/09

MesajKonu: Şehir kimi sever?   C.tesi Mayıs 02, 2009 12:29 am

Duvarlarda dev reklam panolarında iddialı bir tespit göze çarpıyor:
"Şehir güçlüleri sever."
Gün boyu güçsüzler geçiyor afişin altından; işsizler, yoksullar, itilmişler...
Şehrin sevmedikleri, kustukları...
Afiş, kentin tercihini ele veriyor.
Sıradan bir reklam değil bu; bir arabadan fazlasını, bir yaşam biçimini, bir iktidar tercihini, bir ideolojiyi pazarlıyor.
Güçlüyü kutsuyor; ama ne demeli, çoğu reklam gibi nabzı doğru tutuyor.
***
Gerçekten de güçlüleri seviyor şehir...
Bir zamanlar kızları için ilim, irfan, itibar sahibi kısmet niyaz eden analar, para, şöhret, iktidar sahibi damat aramaya başladığından beri böyle bu...İktidara varmanın yolu ortak akıl üretmekten ziyade, güç ittifakları kurmaktan geçtiğinden beri böyle...
O zamandan beri, güce tapan şehir Polat'a özeniyor, Sinan'dan, Yahya Kemal'den, Münir Nurettin'den çok....
"Gücü gücü yetene" diyen bir zihniyet, güçlü olanı haklı olana yeğliyor.
En sportmen, en centilmen olan değil, topa sahip olan ya da topa en güçlü vuran çocuk takım kaptanı seçiliyor.
Kick boks maçları, bilgi yarışmalarından fazla seyirci buluyor.
Hürriyet, itaat karşısında değer kaybediyor.
***
Şehir güçlüleri seviyor ama karşılıksız bir aşk bu...
Güç sahiplerince işgal edilmiş sahillere bakın; en güçlü şirketlerce toprağa gömülmüş zehirli varillere... nefret kusan tribünlere... kan kokan ortaokul kantinlerine... tinerci çocukların yattığı sidik kokulu bankamatik kulübelerine... meydandan kadın kaldırıp kuytuda tecavüz eden küçük "iktidar sahipleri"ne...
Güçlüler şehri sevmiyor, şehrin güçlüleri sevdiği kadar...
***
Bir başka reklamda pencerenin pervazına yakıştıramadığı, güçten düşmüş kocasını değiştirmeyi düşünüyor bir kadın...
Bir diğeri, en güçlü saydığı marka karşısında herkesi susmaya davet ediyor.
İşaretparmağıyla dudakları kilitleyen o işareti iyi tanıyoruz biz...
Evde, camide, okulda, kışlada, hastanede hep o işaretle büyüdük.
Kötü anılarımız var o suskunluk çağrısında...
Gücü seven şehirler, acizleri susturup, vefayı camdan atarak yıkılmaz gibi görünen bir hiyerarşi yarattı.
Hepimizi güçlünün haklılığına, büyük balığın küçük balığı yuttuğuna inandırdı.
Nihat Genç'in "Öyleyse niye Karadeniz bir hamsi cennetidir?" sorusunu duymadı.
Cevaba aldırmadı.
***
Sadece kentte değil, dünyada da bedelini ödüyoruz bu güç takıntısının...
Celladına âşık bir idam mahkûmu gibi işgale uğramış halklara karşı haksız işgalciyi alkışlıyoruz.
Gücümüz yetmiyor güçlünün gücünü kırmaya...
Oysa güç, sorunlarımızın çözümü değil, nedeni...
Sokaktaki şiddetin de, lisedeki vahşetin de, ekrandaki kirliliğin de sorumlusu varoluşu güce dayandıran bu zihniyet...
Hep bir olup bu algılamayı kırmak, gücün yerine kolektif aklı, zorun yerine dayanışmayı koymak zorundayız.
İtibarın kaynağı servet değil, yetenek olmalı.
Kaba kuvvet değil, ince zekâ, üstün yetenek fark yaratmalı.
Şiddetin yerini merhamet almalı.
Tahsil, cehalet karşısında eski itibarına kavuşmalı...
Daha çok araba satmanın yolu da buradan geçiyor, daha huzurlu bir kente ve dünyaya kavuşmanın da...
***
Şehir güçlüyü seviyorsa varsın sevsin.
Ben adaletin şehrine aidim.


Can Dündar
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ebruli.fforum.biz
billycan
moderatör
moderatör


Mesaj Sayısı : 34
başarı sistemi : 0
Kayıt tarihi : 29/04/09

MesajKonu: Geri: Şehir kimi sever?   C.tesi Mayıs 02, 2009 1:46 pm

burda bi tespit hoşuma gitti. kaba kuvvete akıl üstün gelsin diyosun abla.bu çok doğru bi tespit. örnekleyecek olursak ; kick boksta aynen dediğin gibi. sıska adam 3. ve son raundun ortalarına kadar iri yarı kick bokscudan dayak yiyor. ve o saniye geldiğinde akıllıca bir yumrukla güçlü olan iyi yarı adamı indiriyor. aklın güce galip geldiği an işte o an Smile
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Şehir kimi sever?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» eskişehir'deki aleviler

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
www.ebruli.fforum.biz :: Serbest Kürsü :: Tartışma Platformu-
Buraya geçin: