www.ebruli.fforum.biz

Yazmak için yaşamak gerekmez,an gelir sadece yüreğe dokunur, o da yeter …
 
AnasayfaTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yapMisafir Defteri
Dalgaları Aşmak
tıklayınız
Kardeşini Seç
tıklayınız
En son konular
» Yağmur Yağmasaydı ...
Cuma Ekim 02, 2009 11:50 am tarafından Ebruli

» BeşiktAşk
Cuma Eyl. 25, 2009 3:06 pm tarafından aysem

» Söylediler ve öldüler ..
Cuma Eyl. 25, 2009 3:03 pm tarafından aysem

» Duz Mantik
Cuma Eyl. 25, 2009 2:59 pm tarafından aysem

» Ben hüzünlerle sevdim şiirleri
Perş. Ağus. 20, 2009 8:38 pm tarafından Ebruli

» ---OYUN---
Paz Ağus. 16, 2009 11:19 pm tarafından elinin_koru

» Sisyphos Söylencesi
Cuma Ağus. 14, 2009 10:57 am tarafından Ebruli

» Pencere ...
Çarş. Ağus. 12, 2009 12:56 pm tarafından Ebruli

» KALBİM UNUT BU ŞİİRİ
C.tesi Ağus. 08, 2009 12:16 pm tarafından Ebruli

Haberler
Günlük burcunuz
Günlük Burç
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Istatistikler
Toplam 31 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: asre

Kullanıcılarımız toplam 333 mesaj attılar bunda 171 konu
En iyi yollayıcılar
Ebruli
 
aysem
 
billycan
 
guyana
 
wisewise
 
elinin_koru
 
Nomad
 
ercan-ergen
 
ReBeLLa
 
alicee
 

Paylaş | 
 

 Öfkenin tarihçesi..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ebruli
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 181
başarı sistemi : 2
Kayıt tarihi : 24/04/09

MesajKonu: Öfkenin tarihçesi..   Paz Mayıs 03, 2009 9:31 pm

Öfkenin tarihçesi..



“Eşekarısı, açtığı yarada can verir” diye yazar, Romalı şair Virgilius... Öyledir.
Kızdığında, adına yaraşır bir pervasızlık ve kamikaze pilotlarına taş çıkartan bir acımasızlıkla saldırır eşekarısı...
Bu cinnet esnasında, düşmanın canını yakma sevdası, canından olma kaygısını unutturur.
Ne pahasına olursa olsun karşısındakini yaralama saplantısına tutulur.
Ve hasmını zehirleyen o yara, kendi kabri olur.
Vızıldayarak iğneler ve akıttığı zehirde ölür.
* * *
Öfke, nefretten kör olmuş sahibini uçuruma doğru sürükleyen bir köpek gibi, koşar dörtnala, başıboş bırakıldığında...
Asabiyetten titrerken, üzerine devrildiği her yeri yıkan bir metruk binadır.
Aşırı özgüvenle, o özgüvenin karşılamaya yetmeyeceği ihtirasların çatışmasından doğan ve muhatabından önce sahibini yakan tehlikeli bir kıvılcım...
Hasım bulamadığında kendini doğramaya başlayan bir bıçak...
Hırsla ezikliğin öldürücü kokteyli...
Ödlekliği gizleyen gürültülü bir battaniye...
Düello süsü verilmiş bir intihar teşebbüsü...
Hiddetin hızla şiddete dönüştüğü bir bilinç sakatlanması...
* * *
Genelde tedavi olarak yutkunma tavsiye edilir, sabır ilaçları, sinir yatıştırıcı kitaplar, müsekkinler verilir, ama öfke, fazlaca bastırmaya da gelmez aslında...
Montaigne, Diogenes’ten aktarır ya:
“Meyhanede kimseye görünmemek için ne kadar arkalara gidersen, meyhaneye o kadar girmiş olursun.”
Öfke de öyledir.
Derine itildikçe hepten içine işler insanın, gömüldüğü yeri, yani kalbi, zihni oyar bitirir...
En iyisi, akılla kurulmuş bir dizginleme sistemidir.
O yoksa, duvara doğru hızla giderken kapıdan ayağını çıkarıp fren görevi yapacak dostlar salık verilir.
Onlar bazen hiddeti gönüllü üzerine çeken paratonerlerdir, bazen daha üst perdeden köpüren ruhani önderler...
Onlar da bir öfke nöbetinde harcandılarsa... işte o zaman gidişat hepten kötü demektir.
Basiret, boş yere bekler hatırlanmayı...
Hatırlandığında ise, felaket çoktan kapıya dayanmıştır.
* * *
Umutsuz vakalar için en iyi tedavi, tarih kitaplarından istikbalini okumaktır.
Orada, tutamadığı dilinin kurbanı olmuş, öfkeyle kalkıp hasarla oturmuş, hiddetle kabarıp şiddetle karaya vurmuş nice sinir sahibinin ibretlik öyküleri vardır.
Haklı olup da öfkelerini gemlemeyi becerenler, zaman tanrısının insafına sığınırlarsa, o Kızılderili atasözünde olduğu gibi, “bir nehir kenarına oturup düşmanlarının cesetlerinin önlerinden geçişini izlerler.”
Haksız öfkeliler içinse tek sığınak, pişmanlık kapısıdır.
Özür, eşekarılarından beklenmeyecek bir liderlik cesareti ve erdemlerin en büyüğüdür.

C.Dündar
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://ebruli.fforum.biz
 
Öfkenin tarihçesi..
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
www.ebruli.fforum.biz :: Edebiyat ve Biz :: Denemeler-
Buraya geçin: